<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\x3d9035958\x26blogName\x3dGece\x26publishMode\x3dPUBLISH_MODE_BLOGSPOT\x26navbarType\x3dSILVER\x26layoutType\x3dCLASSIC\x26searchRoot\x3dhttp://sebnem.blogspot.com/search\x26blogLocale\x3dtr_TR\x26v\x3d2\x26homepageUrl\x3dhttp://sebnem.blogspot.com/\x26vt\x3d7150541123767499435', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script> Gece Logo Ana Sayfa Profil

Pazartesi, Eylül 05, 2005

Kısa kısa "evden" notlar

  • Haftasonu kuaföre gittim, pek anlaşırız kendisi ile. “Hadi be abi yapalım bir değişiklik” dedim. Bilir, ben sevmem hiçbirşeyimi değiştirmeyi. “Ha, sen depresyon saçı istiyorsuuun” dedi. Hah dedim ondan. O da “tamam o zaman da yarın depresyonun geçince pişman olmayacağın bir şeyler yapmak lazım” dedi, kandırıkçı bir saç kesti. Depresyonuma yaradı mı bilmiyorum ama en azından Pazartesi sendromum yok, çalışırken camdan yansıyan görüntüme bakıyorum. Mutlu bir kokoşum ben :)

  • İzin aldım, haftaya tatile gidiyorum. Biraz daha gitmesem Uludağa gitmem gerekecekti. Artık emekli teyzelerimle sabahları (7.30 gibi) deniz kenarında idman yapar, sonra da “Su çivi gibi ama girince pek güzel teyzecim” “Maaşallah maşallah çarşaf, bizim torunlar gitti deniz güzelleşti” minvalinde konuşmalar yaparız. Akşamları da yazlık gazinoda okey oynayıp gazozumu bedavaya mı getirsem?

  • İzin formumu imzalattım sabah. “Tabi tabi hemen gidin dinlenin, gelin” dediler, ne kadar izin aldığımı bile sormadan imzaladılar izin formumu. “Gitmeyin Şebnem Hanım, sizsiz ne yaparız bir hafta? Yapamayız, kalır işler” falan bekliyordum, demediler. Pek bir bozuldum. Yok yok, tez vakitte yine vazgeçilmez yapmam gerek kendimi. Ben alışık değilim bu rahatlığa.

  • Rejimin 2. haftasını bitirdik ama tartıya yüz vermiyorum. Ne yapayım o başlattı. Hayır ne olur, istikrarlı bişey olsa. Ama yok, illa doğruyu söyleyecek doğrucu davut. Valla kendisine 2,5 hafta süre tanıdım, o süre sonunda beni toplam 5 kilo eksik göstermezse, bozuk olduğuna hükmedeceğim.

  • Düğün sezonu bitti rahatladık diyorduk ama millet rahat durmuyor ki, illa bir evleneceğiz telaşı. Eskiden futbolcular benden büyük olurlardı, aşık olabilirdim. Şimdi hepsi küçücük. Sonra güzellik yarışmalarındaki kızlar benden bir 5-6 yaş küçük olmaya başladılar. “Olm bu sene 87’liler üniversiteli oluyor, yaşlandık valla" demeye başladık sonra. Şimdi benden küçüklerin düğününe gitmeye başladım. Ama bu son darbe diğerlerine göre daha zor oldu. Bir köşede oturup darısı başınaları “Hah, benim niyetim yok, niyetim olsa 3. turu bindirirdim sizin kıza ama size ayıp olmasın diye gülümseyip efendi efendi cevap veriyorum” gülümsemesi ile cevaplamak ne kadar zor biliyor musunuz?

2 Yorum:

Anonymous Adsız der ki...

Birinci maddeye bayıldım, sevindim bi yandan da, habire depresyona girip soluğu kuaförde alanları biliyorum ama ertesi gün (ya da depresyon sonrası) pişman olan bir ben varım sanıyordum, yaşasın tek değilmişim :D

C. Tekin

9/08/2005 02:43:00 ÖS  
Blogger yuvakuran der ki...

Cok guzel !

9/12/2005 04:39:00 ÖÖ  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfa



eXTReMe Tracker