<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\x3d9035958\x26blogName\x3dGece\x26publishMode\x3dPUBLISH_MODE_BLOGSPOT\x26navbarType\x3dSILVER\x26layoutType\x3dCLASSIC\x26searchRoot\x3dhttp://sebnem.blogspot.com/search\x26blogLocale\x3dtr_TR\x26v\x3d2\x26homepageUrl\x3dhttp://sebnem.blogspot.com/\x26vt\x3d7150541123767499435', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script> Gece Logo Ana Sayfa Profil

Pazartesi, Kasım 06, 2006

Canlı yayın

Yeni ofisimde işe başladım. Önce açıklama: AB destekli bir portal projesi aldık bundan bir süre önce. O proje kapsamında proje kordinatörünün 8 ay süresince Gaziosmanpaşa’daki bir ofiste çalışması gerekiyordu. Ve o şanşlı kişi benim!

Bugün itibari ile duydunuz zilin sesini, süremiz başladı...

Bu kadarlık introdan sonra, gelelim ilk izlenimlere:

Apartman içinde dubleks bir ev aslında yeni ofisim. İlk defa şirket binası, plaza vs gibi bir yerde değil de ev tipi ofiste çalışıyorum. Tuvalette jakuzi olması acaip garip geldi bana mesela. Mutfak dolapları, mutfak masası da garip tabi haliyle. Hele o masanın üzerindeki amerikan servisler yok mu...

Ofisin diğer çalışanlarının odaları var, ben evin, aman pardon ofisin, salonunda çalışıyorum. Salon 3 kişilik bir ofis olarak tasarlanmış, ortada da kocaman bir toplantı masası var. Ve benim dışımda salonda çalışan kimse yok. Sabah 40 kişinin çalıştığı bir açık ofisten buraya düşünce insan bir boşluğa giriyor tabi. Topuk seslerimin ne kadar yüksek olduğunu fark ettim, parmak ucunda yürüyorum artık. Bugüne kadar nasılsa açık ofis diye topuk seslerimi kafalarına çivilediğim bütün arkadaşlardan özür dilerim.

Burda çalışan Kırgızıstanlı adam söyledi, onların orda “yapraklar düşmeden kar düşerse kış çok sert geçer” diye bir laf varmış. Şu anda yemyeşil ağaçların üzerinde bembeyaz karı izliyorum. Bu kış burası çok zor geçecek sanırım, zira bütün yollar erimiş ama buranın yokuşu buzdu. Gözüm korktu... Ama manzaram süper. Papazın Bağına bakıyor ofis. E tabi bir de bütün Ankaraya.

Ofiste genellikle Türk çalışıyor, sayabildiğim kadarı ile 5 Türk, 1 Kırgızistanlı, 1 İspanyol, bir de aralarda gelen 1 İngiliz var. Çalışanların hepsi sevimli ve yardımsever.

- Ama beni bugün aç unuttular, o ayrı. Ki bu benim kadar obur birine yapılacak en büyük kötülük. Allahtan oburluğum utangaçlığıma galip geldi de aç kalmadım. Zaten benim aç kalmam ayıların kış uykusuna yatmaması gibi birşey. Show Haber duysa “Gaziosmanpaşa’da deprem alameti, uzmanlar açıklıyor, az sonraaaa... " derdi. -

İki bilgisayarım, kocaman toplantı masam, ağzına kadar dolu bir mutfağım, kulaksızlık müzik dinleyip de kimseyi rahatsız etmeyecek kadar yalnız ve sessiz bir çalışma ortamım var ama ben yine de gurbette hissediyorum. Bağlanmak da bir yere kadar, insan ofise de bağlanmaz ki kardeşim ....

Gece Gaziosmanpaşa'dan canlı olarak bildirdi...

8 Yorum:

Blogger ligeia der ki...

ev de evmiş ama, jakuzi filan. bak ne diyeceğim; proje yöneticiliği oynarken stres oluyor ya insan ister istemez, atıver kendini jakuziye; oh mis!
şarabımızı da alıp gelicez bir ara, jakuziye ihtiyacım olabilir hem bu haftanın sonunda, kafayı yemeden atlatırsam tabii ;)

11/06/2006 08:45:00 ÖS  
Blogger return2 der ki...

simdi cok bilmem Ankara'yi ama, gop'da olduguna gore budakalti'na filan yakin olmalisin he mi? O zaman yemek ne sorun oluyor ki?

11/07/2006 01:07:00 ÖÖ  
Blogger Gece der ki...

Ligeia, o jakuzinin bugüne kadar hiç kullanıldığını sanmıyorum. Ama bizim şirkette olsa, upuzun sıra olurdu ona eminim :)

Return2, GOP aslında kocaman bir yer, bi tarafı B.esat, bi tarafı Çankaya, bi tarafı birlik mah. şeklinde. Üstelik de park yeri sorun olan, yürümesi yokuşları nedeniyle zorlayan bir mekan. Dolayısı ile ofise sipariş vermek gerekiyor. Budakaltından da her gün yenmez ki :)

11/07/2006 10:23:00 ÖÖ  
Blogger Handan der ki...

Sevgili Gece, aslında işte sabahlanılan günleri düşününce yatak odasını alsaydın daha iyi olurdu diye düşünüyorum :)

11/09/2006 11:56:00 ÖÖ  
Anonymous cem der ki...

Ankara'ya aşık olan bir adam olarak..
Canlı yayın yazısına bayıldım...topuk sesleri, çalıştığım yerde az olsada evet baya kafama vururlar gibi hissediyorum..ama sizin suçunuz değil kesinlikle.okadar yakışıyorki hayır diyemiyorum çareyi müzik dinlemekte buluyorum =))

ah aha an(a)kara yı özledim..ama izmirde güzel...=)

12/05/2006 02:45:00 ÖÖ  
Anonymous Alp der ki...

Selam gece,

Anladığım kadarıyla sen hem bilkent plazada hem de gaziosmanpaşada çalıştın/çalışıyorsun. Biz de Ankara'da bir ofis açmaya karar verdik. Ya bilkent plaza, ya gaziosmanpaşa villa/daire ya da ümitköy/çayyolu villa gibi bir yerde açmayı düşünüyorum.

Çalışanlar (yaklaşık 10-15 kişi) için kolay ulaşımı olan bir yer olsun istiyorum. Bir de prestijli bir ofis olması gerekli. Bu yüzden belirttiğim yerlerde arıyorum şu an.

Senin oralarda çalıştığını hatırlayarak senden ufak bir yardım istiyorum. Tecrübelerine dayanarak hangi tarz bir ofis hem prestij hem de çalışanlara ulaşım açısından kolaylık sağlar ve kişisel tercihin olarak hangisinde çalışmayı tercih edersin? Plaza / villa ?

Teşekkürler

AA

8/07/2008 12:25:00 ÖS  
Blogger Gece der ki...

Selam Alp,

Öncelikle çalışan açısından, plazada çalışmanın havası ayrı tabi. Ama çalışan açısından soruyorsan villa (ki bizimki dubleks bir apartman dairesi) çok daha konforlu. Ama biz dubleks bir apartman dairesinde 8 kişi çalışıyoruz. 5 odamız ve toplantı odası olarak kullandığımız bir salonumuz var. 15 kişi olsaydık, konfor olarak plazadan çok farkımız olmazdı.

Müşteri segmentasyonunu, iş alanını falan bilmiyorum ama o mekanda müşteri ağırlayacaksan bence villa. Plazaların girişleri falan evet şık, havalı ama özelleştirme çok yapamıyorsun. Eğer işin iletişim, tasarım ya da yaratıcılık gerektiriyorsa bence villa.

Ulaşım konusuna gelince, yine çalışan profili ve verdiğin maaşa göre değişir. Eğer yüksek profilde eleman çalıştıracaksan dediklerinin hepsi uygun yerler. Ben evimin konumu itibari ile GOP veya Bilkenti tercih ederim, Ümitköy bana hep uzak gelmiştir. Ama biraz da alışkanlık tabi. Plazaların yemekhane ve servis olanakları kimi zaman oluyor. Aslında Ankara'da İstanbuldaki gibi plaza kültürü çok yok. Bizim burda plaza gibi olanlar genelde teknopark - bilkent için -

Bi dolu kriter var aslında. Daha çok konuşmak istersen bu konuda bana mail atabilirsin.

8/07/2008 02:25:00 ÖS  
Anonymous Alp der ki...

İlgilendiğin teşekkürler,

Ümitköy bana da uzak gözüktü. Ancak GOP'da da villa ya da dubleks daire bulamadım. En azından dün baktığım emlakçılarda yoktu.

Daha önce de yazmıştım ama adresi yeniden vereyim.

ogame7983@hotmail.com

Detaylar için yazmanı bekliyeceğim.

Tekrar teşekkürler

AA

8/08/2008 02:41:00 ÖS  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfa



eXTReMe Tracker