<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\x3d9035958\x26blogName\x3dGece\x26publishMode\x3dPUBLISH_MODE_BLOGSPOT\x26navbarType\x3dSILVER\x26layoutType\x3dCLASSIC\x26searchRoot\x3dhttp://sebnem.blogspot.com/search\x26blogLocale\x3dtr_TR\x26v\x3d2\x26homepageUrl\x3dhttp://sebnem.blogspot.com/\x26vt\x3d7150541123767499435', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script> Gece Logo Ana Sayfa Profil

Çarşamba, Eylül 06, 2006

Amor Fati?

Burada bağırınca mutsuzluklar geçmiyor değil mi? Neden mutsuz olduğumu bile bilmiyorum. Sürekli ağrıyan ve şiş parmağım, 12'den önce işyerinden pek çıkamama neden olan işlerim, neresinden tutacağını bilemediğim bi sanal ilişkim, şartnamelerim, çalışmayan ürünlerim, oka ve hatta boka konan bir gönlüm, verilmeyen cevaplarım, deli gibi borçlarım var... Mutsuz olmaya yeter mi? Mutsuz olmaya değer mi?

Amor fati...

8 Yorum:

Blogger kalemzede der ki...

başını yastığa koyabildiğin ve içinde hayatından asla çıkartmayacağın insanların olduğu bir ev, oğlum dediğin, yakışıklı ve seni hiç üzmeyen bir araba, kimsenin eline bakmadan yiyip içebilmeni giyinip gezebilmeni sağlayan bir iş, her derdini bilmeseler ve her yönüyle anlamasalar bile arkadaşım dostum dediğin insanlar, sanki sen doğurmuşsun gibi sevindiğin minik mucizeler, sanki sen ölmüşsün gibi üzüldüğün kederli ölümler, öfkeni doyasıya yaşadığın kavgalar, kırılsa da sevmesini bilen bir kalp, sorulmamış soruların, önünde sonunda iyileşecek bir parmağın, köşeye sıkıştığında günün hangi saati olursa olsun sığındığın bir işyeri...

mutlu olmaya yeter mi!? mutlu olmaya değer mi?

basta gari...

9/06/2006 05:00:00 ÖS  
Blogger hayal der ki...

bana yetiyor malesef
aslında elindekinin değerini bil konulu konuşmaları da pek iyi yaparım ama bu kez yapamayacağım,
kendime de söz geçiremiyorum nitekim, yeri geliyor ağlıyorum, bazen de yeri gelmeden ağlıyorum

9/06/2006 11:04:00 ÖS  
Blogger return2 der ki...

Bir gun geliyor oyle bir tokat yiyorsun ki, keske sürekli ağrıyan ve şiş parmağım, 12'den önce işyerinden pek çıkamama neden olan işlerim, neresinden tutacağını bilemediğim bi sanal ilişkim, şartnamelerim, çalışmayan ürünlerim, oka ve hatta boka konan bir gönlüm, verilmeyen cevaplarım, deli gibi borçlarım olsaydi diyorsun...
Ama vakit cok gec oluyor o zaman da...

9/07/2006 02:24:00 ÖÖ  
Blogger Gece der ki...

işyerinden erken çıkıp akşamüstü 6'dan sabah 7'ye kadar uyuyunca sanki bütün dertlerim bitti.

Kalemzede, arabada eve doğru giderken bütün bunları düşündüm. "Sanki sen doğurmuşsun gibi sevindiğin küçük mucizeler" lafı aynen bu şekilde geçti aklımdan. Ve dedim ki, kıcı kırık bi adamla beni yoran bi iş yüzünden nasıl mutsuz olabilirim ki... Başladım... Çok teşekkür ederim.

Elindekilerin değerini bil konulu konuşmalar beni çok kızdırır aslında. Normal şartlarda kalemzedeye de kızardım belki :) Beni anlamıyorsunuz işteeee bişey eksik ve ben neyin eksik olduğunu bilmediğimden mutsuzum diye bağırmak isterim.

return2, ben sağlam tokatlar yedim aslında. Terapiye gitmeme neden olan bir tokatım var mesela, tüm insanları, tüm erkekleri ve kendimi sorgulamama neden olan ve gereksiz yere hep faturasını kendime çıkardığım bir tokatım...Öyle sarışın işletmeci, plaza kadını olup da parmağının ağrımasından dert çıkaran bi insan değilim yani.

9/07/2006 07:18:00 ÖÖ  
Blogger Gece der ki...

TEZKİP;
Adam kıçı kırık diil, valla.Karar değiştirdim. Kendi de kızdı bana, kelebek de kızdı. İyi bi insan özünde. Cidden...

9/07/2006 01:26:00 ÖS  
Anonymous Alp der ki...

"İçimden ağlamak geliyor
Sadece ağlamak
Sabaha kadar hıçkıra hıçkıra
Yastığa kapanarak ağlamak.

Kadınların sığınağıdır
Öylesine ağlamak
Ya erkekler!!!
Erkekler ağlamaz.

Kadınların sebepsiz
Mutsuz olmaya hakları var
Ya erkekler!!!
Erkekler ağlamaz."

Gece, inanki sebepsiz yere mutsuz olma lüksünüz var. Ve bunu doyasıya kullan.

AA

9/09/2006 12:53:00 ÖÖ  
Anonymous tuzlukk der ki...

nedeni bilinmeyen bu mutsuzluğun mutluluk veren tarafı var bir de ; bir süre sonra geldiği gibi nedensiz veya nedenli gidecegini bilmek. eski witness yeni return'ün dediği gibi olur öyle arada.

9/23/2006 05:39:00 ÖS  
Anonymous janju der ki...

az çoktur bazen,şer ise hayır..

çok sevdiğim biri söylemişti bunu. ama kendi kabullenmedi bunu hiç bi zaman. daha iyiyi ararken iyiyide kaybetti. bir kumardı oynadığı, ve sonucuna katlanmak zorundaydı.

hayat o kadar ilginç ki nerde ne zaman ne çıkaracağı hiç belli olmuyor ve bazen tek çözüm yazgımı sevmek oluyor gerçekten. değiştiremiyorsam yaşamayı öğrenirim!

ama erkendende umutsuzluğa düşüp daha yapılacak şeyler varken "amor fati" dememek lazım.

köyün sakinlerinden biri ailesini geçindiremiyormuş aldığı maaşla. ermişlerden birine gitmiş, durumunu anlatmış. bir yol bilir diye ummuş. ermiş dinlemiş dinlemiş ne kadar maaş alıyorsun demiş. 20 akçe demiş köylü. iyi o zaman patronuna söyle 19 akçe versin sana bundan böyle. şaşmış köylü ne diyorsunuz siz demiş. ben 20 akçeyle geçinemezken 19 akçe nasıl yeter. ama yapmış denileni. ama gene yetiyormuş. gene gitmiş ermişe. anlatmış bi daha durumu. ermiş düşünmüş o zaman gene söyle patronuna 18 akçe versin bundan böyle sana demiş. gene şaşmış köylü ama dinlemiş, uygulamış istemeye istemeye. gel görki nasıl yetsin 20 akçeyle geçinemeyen adama 18 akçe. gel git ermiş köylünün maaşını 15 akçeye kadar indirmiş. aradan aylar geçmiş. köylü gene gelmiş ermişin kapısını çalmış. ey ermiş demiş nedir bunun sırrı söyle bana. benki 20 akçeyle geçinemez aç kalırdım, şimdi 15 akçeyle yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda, para bile biriktirdim şükürler olsun. nedir sırrı benide haberdar et. ermiş durmuş bakmış bu allahın kuluna ey demiş aile babası demek maaşından 5 akçen harammış. haketmeden alıyormuşsun. o haramdır ki tüm bereketini kaçırır. o haramdır ki baş ağrısı gibi tüm vücudunu kaplar.senin hakkın 15 akçeymiş var git allah rızasıyla harca.

allah inancınız olsun yada olmasın bu hikaye pek çok şeye cevap...

az çoktur bazen, şer ise hayır...

1/30/2008 05:15:00 ÖÖ  

Yorum Gönder

<< Ana Sayfa



eXTReMe Tracker