<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\x3d9035958\x26blogName\x3dGece\x26publishMode\x3dPUBLISH_MODE_BLOGSPOT\x26navbarType\x3dSILVER\x26layoutType\x3dCLASSIC\x26searchRoot\x3dhttp://sebnem.blogspot.com/search\x26blogLocale\x3dtr_TR\x26v\x3d2\x26homepageUrl\x3dhttp://sebnem.blogspot.com/\x26vt\x3d7150541123767499435', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script> Gece Logo Ana Sayfa Profil

Pazar, Mayıs 04, 2008

Kaza anıları vol.2

Bu hikayeyi kazadan hemen sonra arkadaşların arabasında anlattım. Arka koltukta yanımdaki bayan arkadaşa - ve 3 aylık oğluna-. Sonra "yaw sen de yabancı değilsin be" dedim ön koltuktaki erkek arkadaşa da anlattım. Ordan yemeğe gittik, 10 kişi falandık. Bir de baktım, orda anlatıyorum.

Sonra bu hikayeyi bir dolu yerde anlatmaya başladım, iyice utanmaz olup. Eee, burdan mı esirgeyeceğim...

28 Nisan 2008 - Kaza günü - Sarıkamış
(Ankara tabi, siyah ekranın üzerinde sağ alt köşede bunların yazdığını hayal ederek yazıyorum şu anda buraya. Ankara konsepte uymadı.)

Kazadan sonra benim tansiyonum birden çok fırladı tabi, bir titreme aldı beni. Bunu gören yardımsever ahali beni arabadan çıkardı - arabadan kendimin çıkmama sebebim, öyle bir sakatlık falan olduğundan değil, düşünememeden!- Bir de adam var, sağolsun herşeyimle o ilgileniyor. "Şebnem hanım, evraklarınız nerde" dedi. "Torpidoda" dedim. Sağ kapı açılmıyor. Sol kapıdan girdi, eğildi. İki saniye sonra kafası kalktı. "Bi bulur musunuz evrakları" dedi. Allah allah, orda işte gözünün önünde, yoksa değil mi orda yaw, netcez şimdi diye düşünerek ben bindim arabaya.

*** flashback****
27 Nisan 2008 - Kaza gününe bir gün kala

Yosun masajı için yanımda taşıdığım iç çamaşırını kullanmadım, gerek kalmadı. E yanımda mı taşıyacağım bütün gün. Ne yapsam ki bu külotu. Hımmm, torpido ne güne duruyor, salla gitsin oraya...


Adam torpidoyu açınca yüzünde patlayan dona rağmen benimle aynı iyi niyet ve saygı ile ilgilenmeye devam etti ya, kendisine yeniden teşekkürlerimi iletiyorum.

Bugünün notları:
  1. Yosun masajına gidip de incelmek şöyle dursun 1 santim kalınlaşan tek insan benim sanırım bu dünyada. Kaza yüzünden ödem olduğunu iddia ettiler bugün. 2 seansım kaldı, incelmem lazım.
  2. Çekici geldiğinde şu adını bilmediğim ama şimdi çekici demiri diye ifade edeceğim aparatı arabanın bagajından almaya kalktı. Oysa ben orayı da dolap olarak kullanıyordum. Eski iş yerinde 4 senede biriktirdiklerimi orada saklıyordum. Bagajdan 2 koli, 10 tane falan da torba çıktı. Torpidodan don çıkmasından daha doğal ne var. Kaplumbağamıyım ben? Neden evimi yanımda taşıyorum. Arabayı dolap olarak kullanmaktan vazgeçmem lazım.
  3. Şafak 11. Sevgilimin bu yazıyı okumaması lazım. Elin adamına neden donunu gösterdin konulu bir kavga şaşırtmaz beni.
  4. Net olmak, ne istediğini biliyorsan, bunu da aynı netlikle dile dökmek lazım. (Bunun bu yazı ile ilgisi yok, bugünün notlarına düşsün dedim. )
  5. Bekar arkadaşlarla bir dart barda dart oynayıp bira içerken (ben oynamıyorum tabi, yeniyecesaretusyokusfobia'nın yanısıra askıda bir kolum var), 3 evli çift ve iki çocukla ev gezmesine gitmek üzerine yanlarından ayrıldım. Dalga geçtiler. Yemekler ve çocuklar çok güzeldi, pişman değilim. Hımmm, bu maddeyi bir kezde 1. maddeyi düşünerek okumam lazım.


eXTReMe Tracker